ÖN DEĞERLENDİRME:
Avrupa Birliği mevzuatında aday ülkelerin vergi idaresine ilişkin yapılanmaları konusunda net ve zorunlu ilkeler bulunmamaktadır.
Ancak aşağıda özetlenen Temel İdari Yapılar (Main Administrative Structures) adlı belgede bahsedilen “Fiscal Blueprint”lerde aday ülkelerin vergi idarelerinin taşıması gereken unsurlara değinilmiştir.
KOMİSYON TARAFINDAN ADAY ÜLKELERE YÖNELİK OLARAK HAZIRLANAN TEMEL İDARİ YAPILAR ADLI BELGEDE VERGİLENDİRME HUSUSUNA İLİŞKİN OLARAK YER ALAN BÖLÜMÜN ÇEVİRİSİ
Aday ülkelerin vergilendirme konusundaki AB müktesebatını, modern bir vergi idaresi eliyle etkin şekilde uygulayabilmelerini teminen 1999 yılında “Fiscal Blueprint” adı verilen vergilendirme müktesebatına yönelik rehberlere ilişkin bir çalışma başlatılmıştır. Söz konusu rehberler aday ülkelerin AB müktesebatını yüklenmek konusundaki idari kapasiteleri üzerine yoğunlaşmıştır. “Fiscal Blueprint”ler 11 rehberden oluşmaktadır ve her bir rehber, Tek Pazar içerisinde modern bir vergi idaresinin kurulması için gerekli farklı unsurları ele almaktadır.
Söz konusu rehberlerde vergi idarelerinin uymaları gereken stratejik objektiflere ve yine idarelerin dikkate almaları gereken temel göstergelere yer verilmektedir. AB Müktesebatının gerektirdiği idari yapıların yanı sıra açıkça gerekli olduğu belirtilmese de Müktesebatın etkin şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli olabilecek idari yapılar bu rehberlerde ele alınmaktadır.
“Fiscal Blueprint”ler Komisyon’un Gümrükler ve Vergilendirme Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Üye Ülkelerin katkıları ile hazırlanmıştır ve Komisyon tarafından aday ülkelerin operasyonel kapasiteleri ve kat ettikleri aşamanın değerlendirilmesi açısından kullanılan “benchmark” ön koşulları belirlemekte kullanılmaktadır. Aday ülkelerin “Fiscal Blueprint”leri reform sürecinde kullanmaları da Komisyon tarafından önemle tavsiye edilmektedir.
Katılım öncesi süreçte “Fiscal Blueprint”leri temel alan bir eksiklik ve ihtiyaç analizi yapılmaktadır. Bu çalışma ile aday ülkelerin hedefleri belirlenmekte, operasyonel kapasitenin noksanları belirlenmekte ve bu noksanların ortadan kaldırılabilmesi için gerekli araçlar belirlenmektedir. Yapılan bir eksiklik ve ihtiyaç analizi çerçevesinde her aday ülke kendi “Değişim Yönetimi Planı”nı hazırlamaktadır. Söz konusu Plan aday ülkeler açısından “Fiscal Blueprint”lerde belirtilen hedeflere ilişkin zaman çizelgeleri ve gerekli bütçe öngörülerini de içeren ve her aday ülkenin vergi idaresinin gelişimini sağlayan interaktif bir araç niteliğindedir.
Aşağıda “Fiscal Blueprint”lerde yer alan temel ilkeler özetlenmektedir:
Vergi idaresi Üye Devletlerin temel yetki alanına giren hususların başında gelmektedir. Topluluk mevzuatıı sadece tacirlere uygulanan temel yükümlülükler üzerinde durmaktadır ve diğer detaylar ile idari kapasiteye ilişkin yapılanmaları yetki devri, “subsidiarity” ilkesi gereği üye devletlerin yetki alanına bırakmaktadır.
Vergi sisteminin idaresi merkezi bir gelir idaresinin kurulmasının yanı sıra bölgesel ve yerel düzeyde vergi idarelerinin bulunmasını gerektirmektedir. Bu farklı düzeydeki yapılar arasındaki rol, sorumluluk ve ilişkilerin şeffaf ve açık bir şekilde tanımlanması gerekmektedir. Merkezi gelir idaresi vergi mevzuatının uygulanması, vergilerin tarhı ve tahsilatı, gerektiğinde yaptırım uygulanması hususlarına ilişkin gerekli yetki ve özerkliğe sahip olmalıdır. Mükellefler açısından ise temyiz hakkı bulunmalıdır.
Ulusal Gelir İdareleri tarafından yerine getirilmesi gereken görevler şunlardır:
Gelirlerin tahsilatı ve yaptırım uygulama gücü: Bu görev gereği gelir idaresi vergi gelirlerinin usulüne uygun şekilde tahsilatını, muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve denetlenmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede;
- Verginin tarhı ve tahsilatı, mükelleflerin sorumluluklarını gönüllülük esası çerçevesinde yerine getirmelerini teşvik edecek, şeffaf bir sistem ve usuller aracılığıyla gerçekleştirilmelidir. Bu çerçevede, mükelleflerin vergi borçlarının vergi türüne göre kaydını tutacak bir sistemin yanı sıra ertelenmiş, peşin ve diğer tür ödemeleri de içeren bir ödeme ve muhasebeleştirme sistemi de kurulmalıdır.
- Vergi borçlarının geç ya da kısmi olarak ödenmesi veya hiç ödeme yapılmaması durumunda uygun idari/cezai tedbirleri hayata geçirecek güvenilir bir yaptırım sistemi ve usulleri oluşturulmalıdır.
- Vergi gelirlerinin usulüne uygun şekilde yönetimini sağlayacak ve söz konusu gelirlere ilişkin olarak izlenen muhasebe usul ve kayıtlarının ilgili ulusal otoriteler tarafından denetlenmesini sağlayacak muhasebeleştirme düzenleme ve usullerinin belirlenmesi.
Mali kontrol: Vergi uyumunu zedeleyen dolandırıcılık ve yolsuzlukla mücadele çerçevesinde, etkin kontrol, denetim ve soruşturma yöntemleri aracılığı ile etkili bir mali kontrol stratejisinin uygulanması gerekmektedir. Bu çerçevede;
- Yapılan kontroller risk analizlerine ve diğer eleme tekniklerine dayanmalıdır.
- Mükelleflerin kaydı, kimliklerinin tespiti, dosyalanması, beyanlarının doğruluğu ve borçların zamanında ödenmesine ilişkin spesifik düzenlemeler yapılmalıdır. Ayrıca mükelleflerin güncellenmiş kayıtlarını ve gelir idaresinin farklı düzeyleri arasında mükelleflere ilişkin bilgi değişimini sağlayacak sistemler oluşturulmalıdır.
- Dolandırıcılıkla mücadele, soruşturma ve istihbarat birimleri oluşturulmalı. Ancak soruşturma fonksiyonu ile istihrabat fonksiyonu birbirinden açıkça ayrılmalıdır.
- Hukuki yaptırım gücüne sahip diğer kurumlar, ilgili güvenlik birimleri ve yetkili savcılığın yanı sıra dolandırıcılıkla mücadele eden diğer ulusal kurum ve kuruluşlarla yakın işbirliği yapılmalıdır.
Gelir idaresinin yukarıda sayılan görevleri yerine getirebilmesi için aşağıda sayılan koşullar yerine getirilmelidir:
- Gelir idaresinden sorumlu kurumu ve bu kurumun yapısını açıkça tanımlayan yasal bir temel oluşturulmalıdır.
- Gelir idaresi yeterli düzeyde otonomiye sahip olmalıdır.
- Gelir idaresi iç ve dış denetime tabi olmalıdır.
- Gelir idaresi personeli hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde görevlerini adil, tarafsız, dürüst, güvenilir ve profesyonel şekilde yerine getirmelidir.
- Gelir idaresi personelinin düzenli şekilde eğitilmesini sağlayacak etkin bir eğitim stratejisi oluşturulmalıdır. (Aday ülkeler açısından, gelir idaresi personelinin ilgili Topluluk programlarına, örneğin Fiscalis, katılımının sağlanması önem taşımaktadır.)
- Gelir idaresi toplanan verilerin gizliliğine saygı göstermeli ve mahremiyetin korunmasını sağlamalıdır.
- Gelir idaresi yıllık faaliyetleri hakkında maliye bakanlığına, diğer kamu kurumlarına ve temel paydaşlara rapor vermelidir.
- Etkin, şeffaf ve tutarlı bir yaptım ve para cezası rejimi mevcut olmalı söz konusu yaptırım ve para cezaları ölçülü ancak usulsüzlükler ve dolandırıcılıkla mücadele açısından caydırıcılığa sahip olmalıdır.
- Kanunda belirtilen zaman kısıtları içerisinde adli ve idari yargı yollarına başvuru hakkı tanınmalı ve bu haklar kamuoyunun bilgisine açık olmalıdır.
- mükelleflerin vergi yükümlülüklerini gönüllülük esası çerçevesinde yerine getirmelerini teşvik etmek amacı ile ve gerek mükelleflerin gerekse de paydaşların vergilendirmeye ilişkin hususları daha iyi kavrayabilmelerini sağlamak amacıyla etkin bilgilendirme ve iletişim mekanizmaları kurulmalıdır.
- Gelir idaresi tarafından müşteri memnuniyeti odaklı vergi hizmetlerinin sunulması sağlanmalıdır.
- Ulusal bazda, vergilendirme hususu ile ilgili diğer kamu kurumları ve uygulayıcı kuruluşlar ile (örneğin tescil kuruluşları, sosyal güvenlik, yerel yönetimler, malipolis, gümrükler) mükelleflere ilişkin bilgilerin mahremiyetine halel getirmeden etkin bir bilgi alışverişi sağlanmalıdır.
- Uluslararası alanda, diğer ulusal gelir idareleri ile işbirliği kurulmalı ve dolandırıcılıkla mücadeleye ilişkin bilgi alışverişinde bulunulmalıdır. Gelir idaresi hem ikili hem de çok taraflı olmak üzere geniş bir vergi anlaşmaları zinciri kurmalıdır.
- Topluluk içi işbirliği hususunda, her üye devlet politika ve operasyonel işbirliği usulleri geliştirmelidir. Üye devletler, ulusal merkezi veri tabanlarını kapsayan, AB sisteminde yer alan network bağlantılarının gerekliliklerini karşılayabilen birbiriyle bağlantılı ve uyumlu bilgisayar teknolojilerini kurup geliştirmelidirler. Her üye devletlerdeki Merkezi İrtibat Ofisi ve ÖTV Merkezi İrtibat Ofisleri diğer Üye Devletlerle mali amaçlı temaslarda bulunmakla görevlidirler. Bu çerçevede, özellikle aşağıda sayılan bilgi teknolojisi sistemlerinin kurulması gereklidir:
- Common Communications Network/Common Systems Interface (CCN/CSI)
- VAT Information Exchange System (VIES I+II) ve VIES on web
- VAT on e-services (VoeS)
- CCN mail messaging system (I+II)
- System for the Exchange of Excise Data(SEED)
- Excise Movement Control System (EMCS) (Halen hazırlık aşamasında bulunmaktadır)
- Tasarrufların vergilendirilmesi hususunda bilgi değişim sistemine katılım sağlanması (Halen hazırlık aşamasında bulunmaktadır)
|